Nefes ve nefes terapisi son günlerde oldukça gündemde. Nefes ve yaşam koçlarına göre nefes, sadece hayatta kalmak için gerekli havayı içimize çektiğimiz doğal bir aktivite değil, çok daha fazlası… Günümüzde nefes terapisi konusunda araştırmalar yapılıyor; kitaplar, makaleler yazılıyor; seminerler, workshop’lar düzenleniyor. İlginç olan ise nefes terapisini her deneyimleyenin “Böyle bir şey yok!” demesi. Nefes ve …

Doğru Nefes Alma Sanatı… Nefes Terapisi

Hayatı Yakala!

Günümüzde nefes terapisi konusunda araştırmalar yapılıyor; kitaplar, makaleler yazılıyor; seminerler, workshop’lar düzenleniyor. İlginç olan ise nefes terapisini her deneyimleyenin “Böyle bir şey yok!” demesi. Nefes ve yaşam koçlarına göre nefes, sadece hayatta kalmak için gerekli havayı içimize çektiğimiz doğal bir aktivite değil, çok daha fazlası… Çünkü nefes terapisinin sadece fiziksel değil, duygusal ve ruhsal anlamda da pozitif etkileri var. Nefesi doğru kullandığımız sürece endişelerimizden, korkularımızdan, takıntılarımızdan kurtularak çok daha huzurlu ve sağlıklı olabilir; olası hastalıklara karşı daha dirençli ve güçlü kalabiliriz.

Artık biliyoruz ki tüm hastalıkların oluşumunun altında zihinsel ve duygusal nedenler var. İşte nefes terapisi, her yaştan ve her meslek grubundan kişinin başvurduğu, kolay uygulandığı gibi mucizevi sonuçlar da veren harika bir yöntem. Nefes ve nefes terapisini bu konuda eğitim almış ve nefes terapilerini danışanları ile birebir deneyimlemiş bir isim olan Nefes ve Yaşam Koçu Didem Uygan’dan dinlemeye ne dersiniz?

Nefes -0001

Nefes kelimesi, ‘nef’s’ kökünden gelir. Nefs’in kelime anlamı ise bir şeyin özü, kendisi, canı, kalbi benliği, iradesi, ruhu, karakteri demektir. İşte nef’s’in bu anlamlarını kavramak ve onların bizdeki tezahürünü hissetmek için nefesimizin farkında olmamız gerekiyor. Eğer nefesimizin farkında değilsek, canımızı, ruhumuzu, özümüzü, irademizi, duygularımızı, düşüncelerimizi, bedenimizi kısacası bizi biz yapanı fark etmiyor, bilmiyor, tanımıyoruz demektir. Nefesin nasıl olduğu, nasıl alındığı, nasıl verildiği, nereden başladığı, vücudumuzda nereye yayıldığı ya da nereye yayılmadığını bilmek ve sonrasında doğru olan doğal nefesimizi yanlış nefes alışkanlıklarının yerine koymak, bizim fiziksel, mental, duygusal ve ruhsal sağlığımızı yeniden mükemmel seviyede inşa etmemizi sağlar.

Nefesinizi doğal nefesiniz olan açık, bağlantılı ve derin hale getirmeniz için nefes terapisi seansları alabilir veya nefes çalışmalarının yapıldığı 5-6 günlük seminerlerimize katılabilirsiniz. Nefes seansları sırasında öncelikle nefes analizi yapıyoruz.

Kişinin nefesi bize onun zihin yapısı, hayatı yaşama biçimi, yaşarken nerelerde tıkanıklıklar olduğu hakkında bilgi verir. Örneğin eğer nefes vermeden önce duruyorsak, bu yaşamımızda negatif şeylere tutunma eğiliminde olduğumuz ya da negatifliği bırakmaktan korktuğumuz anlamına gelir. Bunlar hastalık, mutsuz eden ilişkiler, korkular, endişeler, yolunda gitmeyen, bizi yıpratan iş yaşantımız, evliliğimiz, aşk ilişkimiz gibi etkenler olabilir. Eğer nefes almadan önce bekliyorsak; bu yaşamımıza iyiliği, güzelliği, pozitifliği sokmakta geciktiğimizi veya çok beklediğimizi gösterir.

Nefes -0002

Nefes analizini yaptıktan sonra koç olarak bizim görevimiz, limitlenmiş nefes yerine doğal ve doğru olan nefesi hatırlatmak ve gerekli müdahelerle kişiyi yönlendirmektir. Yaklaşık 8-10 seans sonrasında, doğal nefesinizi hatırlamış olursunuz. Kendinize gün içinde ayıracağınız 10’ar dakikalık periyotlar ile bundan sonraki yaşamınızda size, hayata daha sağlıklı daha pozitif bakan, enerjik ve neşeli biri olmanız için bir hazine kalır.

0-3 yaşına kadar içgüdüsel olarak zaten doğru ve doğal nefesi biliyorduk, çünkü bu dönem, henüz bilinçli zihnin devreye girmediği, doğaya uyumlu şekilde nefes aldığımız bir dönemdi. Ancak büyüdükçe endişelerin, kaygıların, korkuların, öfkelerin, yanlış beslenmenin ve çevresel faktörlerin yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle nefesimizi tutmayı öğrendik. Düşünün; üzüldüğünüz, fiziksel olarak rahatsızlık hissettiğiniz veya korktuğunuz her an nefesinizi tuttunuz ve her tuttuğunuzda aslında “Ben şu an yaşamı durdurmak istiyorum, bunu yaşamayı reddediyorum” dediniz. İşte bu davranış aslında kötü hissettiğiniz anları yaşamamış olma isteğinden, hayatta kalma dürtüsünden kaynaklanan, bilinçsizce yaptığınız bir eylemdi. Ve bu davranış biçimi tekrarlandıkça alışkanlığa dönüştü ve zamanla doğal nefesimizden daha da çok uzaklaştık, kesik kesik ve sadece göğüsten yetersiz nefes alarak, kendimizi, hayatımızı, sağlığımızı limitledik. Normalin çok daha altında oksijen almakla birlikte bedensel, duygusal, ruhsal sorunlar ortaya çıktı.

Tabii kesinlikle. Aslında bu tam bir kısır döngü! Yaşadığımız tüm o olumsuz olayların ve kayıtların, düğümler olduğunu hayal edin… Bu düğümler sizi hem fiziksel olarak hastalıklara sürüklüyor hem de stresli, gergin, endişeli bir insan olmanıza neden oluyor. Giderek nefesimizi daha da limitlediğimiz için organlarımıza yeterince oksijen gitmiyor, hastalıklar baş göstermeye başlıyor. Korktuk nefesimizi tuttuk, üzüldük nefesimizi tuttuk, karnımız ağrıdı nefesimizi tuttuk! Ve doğal nefesimizi unuttuk, yeterince alamadık, verirken çaba harcadık, bazen bekledik. Zihin yapımız bozuldukça nefes akışımız bozuldu, sonra bozulan nefesimiz bizi daha da çok sınırladı ve yine düşüncelerimizi, duygularımızı etkiledi. Yani yanlış nefes ve olumsuz zihin kalıpları birbirini olumsuz yönde tetikliyerek ilerledi.

Biz diyoruz ki nefes alışkanlığın neyse, nasıl nefes alıyorsan öyle yaşıyorsun, öyle davranıyor, öyle hissediyorsun. Ve tabii nefesin değiştikçe bu sefer zihnin, duyguların, dünyaya bakış açın, algıların da değişiyor. Dolayısıyla sen ve yaşadığın her şey değişmeye başlıyor, yaydığın enerji ve enerji alanın değişiyor.

Doğal nefes, diyafram kasları yardımıyla karından başlayan, sonrasında göğüse ve tüm vücuda yayılan, bağlantılı derin nefeslerdir.

Doğru ve yeterli nefes alırsak kandaki oksijen miktarı artar; hücrelerimize, organlarımıza daha çok oksijen gider. Bu da bizim daha sağlıklı, enerjik olmamızı, bağışıklık sistemimizin güçlenmesini sağlar. Zihnimizi rahatlatır, sinir sistemini dengeler. Doğru nefes sayesinde oksijen miktarı arttığı için detoks etkisi oluşur. Bildiğimizin aksine, beden toksinleri idrarla ya da terle değil, büyük oranda nefesle atar. Araştırmalar, bedenimizdeki toksinlerin yüzde 70’inin nefes aracılığıyla atıldığını gösteriyor. Doğal nefesten başka hiçbir yöntem ya da doğal ürün, toksinleri atmakta bu denli etkili olmuyor.

Doğal ve doğru nefes, sinir sistemini, beyindeki hormonları düzenler. Anti-depresan ilaçlara olan bağımlılıkları büyük oranda azalttığını, hatta ortadan kaldırdığını deneyimlerimizden biliyoruz. Geceleri rahat ve derin uyumamızı sağlar. Öfke, heyecan, stres ve çökkünlük durumlarının içinden kolayca geçmemize yardımcı olur. Doğru ve doğal nefes bizi daha sakin ve dengede tutar.

Nefes -0000

Nefesini doğru kullanan kişi, zihnini kolayca kontrol edebilecek hale gelir. Böylece olumsuz düşünceleri kontrol altına alabilme ve yerine farklı yapılar oluşturma yetisi artar. Zihin sakinleşir, karamsarlıktan kurtulur, olaylara karşı pozitif düşünme yeteneği artar, geçmiş ve geleceğe yoğunlaşmaktan çok anda kalma halleri artar.

Bizler, nefes seanslarımız sırasında bazı teknikleri uygulayarak, zaten size ait olan, yaradılışınızda size verilen doğal nefesi hatırlamanız için size yardımcı oluyor, rehberlik ediyoruz. Aslında size şunu gösteriyoruz, hayat ile olan alışverişimiz aynı nefes alışverişimiz gibi olmalıdır; doğal, çabasız ve cömert… Nefesiniz açıldıktan ve doğal nefesinize geri döndükten sonra bunu çok daha iyi anlıyor, fark ediyorsunuz. Nefesiniz açıksa hayata güven duyarsınız, teslimiyet duygusu içindesinizdir ve bilirsiniz ki her şey olması gerektiği gibidir zaten. Ama bu, bir kadercilik değildir! Yapmanız gereken neyse, atmanız gereken adım neyse, onu potansiyelinizin yüzde 100’ünü kullanarak yapar hale gelirsiniz, her alanda daha verimli ve aktif olursunuz. Kendinizi daha güçlü, enerjik, net, dingin ve kararlı hissedersiniz. Yaşamdan tat alma, her anı keyfe dönüştürme kapısı açılmıştır. İşte bu yüzden “Nefesini farket, doğal haline getir ve hayatın değişsin” diyoruz. Evet… Ne diyorduk? “Nefes alıyorum, mucizemi yaşıyorum!”